Sele Siyah Zeytin 1000 gr

100.00 KDV Dahil

Stokta

Stok kodu: ZE-D-SE Kategoriler: Etiketler: Ürün ID:1138

Açıklama

Zeytinin Hikayesi

Bir zeytin ağacındaki zeytin meyvesi, yeşil renkten siyaha doğru bir yolculuğa çıkar.

Yeşil zeytin, siyah zeytinin olgunlaşmamış halidir. Zeytin tam yeşilken optimum yağ verimine ulaşmamıştır. Zeytin meyvesinden elde edilecek yağ oranı %20 civarındadır. Bu nedenle özellikle kilo vermek isteyen kişilerin sağlıklı beslenme programlarında Yeşil zeytin tüketmeleri tavsiye edilmektedir.

Zeytin cinsleri sofralık ve yağlık olarak 2’ye ayrılır. Türkiye’de kayıtlı, tescili alınmış 94 adet sofralık ve yağlık zeytin cinsi bulunmaktadır. Ülkemizin en bilinen zeytin cinslerinin başında Ayvalık/Edremit (Balıkesir) ve Gemlik (Bursa) zeytinleri gelmektedir.

Hasat edildiği zaman göre zeytin 5-6 farklı renkte olabilir. Zeytinlerin daldan alınma süreleri farklıdır.

Yeşil zeytin yaklaşık 3-4 ayda yenebilecek hale gelirken, Siyah zeytin yaklaşık 1 ayda yenebilecek hale gelmektedir.

Zeytini düzenli tüketmek, sindirimi kolaylaştırır, kanseri önler, kalp sağlığını korur, vücut gelişimine destek olur, kan yapar, kolesterolü azaltır, Saç-Cilt ve Tırnakları besler, uzun süre tok tutar. Gün içinde çeşidi fark etmeksizin en az 5 adet zeytin yiyen birinin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski çok daha azdır. Yalnızca kahvaltılarda değil aynı zamanda diğer öğün ve salatalarda, ara öğün olarak da zeytin tüketilebilir.

Marka

Damlıca Naturel

Mehmet Ok ve Ailesi 5 kuşaktır zeytin ağacıyla paylaştıkları bu sırrı ve aşkı hala yaşayıp korumaktadırlar. Hijyenik koşullarda ürettiği emsalsiz nefasetteki sızma zeytinyağları ve yeşil, siyah zeytin çeşitleri, Saf zeytinyağı sabunları ile bölgede
Haklı bir üne sahip olan ok ailesi; Tescilli “Damlıca Naturel” markası ile doğal sağlığı size sunuyor.

Tari̇hçe

Girit’ten göç eden ok ailesi küçükkuyu’da başlayan yaşamlarına yine zeytin ağacının bereketi ile davam ederler. Zeytin ağacı aş’ları, aşkları, kardeşleri dostları olur. Günümüze kadar ‘damlıca’ olarak zeytin ağacı ile paylaştıkları bu sırrı ve aşk-ı hala yaşayıp korumaktadırlar.

Bir gün Türkiye’de de bizim Girit’te yaptığımız gibi tabiattan beslenmenin ve zeytinyağının insan sağlığı için ne kadar mühim olduğu idrak edilecek…eğer zeytinlerimizi muhafaza edebilirsek ve zeytinyağı ihtiyacı artarsa, mevcut fabrikalar istihsal için kifayetsiz kalacak. Belki de asri fabrikalarda, başka usullerde zeytinyağı istihsal edilecek. Ama sanırım hiçbir usul, taş değirmenden çıkarılan zeytinyağının nefasetini temin edemeyecek…

Bahri ok 1875 – 1937

Mübadele göçmenleri 3 aralık 1923 tarihinden itibaren Türkiye’ye gelmeye başlamışlardı. İlk kafile kasım ayının sonunda Hanya’dan hareket etmiş, aralık 1923 günü İzmir Limanı’nda inerek Türkiye topraklarına ayak basmış, hemen İzmir yakınlarında oluşturulan klazumen misafirhane ve karantina’sına gönderilmişlerdi. Ok ailesi de geride bıraktıkları ile vedalaşmadan girit’ten son kalkan gemi ile Anadolu’ya doğru yola çıkmıştır. Bahri ok – nam-ı değer pistolaki (silahçılar); 5 kardeş olan ok ailesi Girit’te de zeytincilikle geçimlerini sağlamaktaydılar. Mübadele dönemi 1924 yılı Hanya’dan kalkmak üzere olan gemiye vardıklarında en küçük kız kardeş nazlı kaçırılır. Giresun gemisi kaptanının 2 saat izni, kardeşlerini bulmak için umut olur ancak vakit yetersiz kalır. Artık Giresun gemisi Küçükkuyu’ya doğru hareket etmeye başlamıştır. Geride bırakılan dostlar, komşular, yuvalar, zeytin ağaçları ve nazlı’lar olur. Ok ailesi’nin Küçükkuyu’da başlayan yaşamlarına yine zeytin ağacı kanatlarını açar, zeytin ağacı aşları, aşkları, kardeşleri, dostları olur.